Fast Food’a Dikkat!

Kısa sürede hazırlanmış ve hızlı bir şekilde servis edilen yiyecek anlamına gelen fast food, besin yönünden çok zayıf ama kalori açısından oldukça zengin menüler sunmaktadır. Fast food genel beslenme şeklinizin önemli bir parçasıysa kilo problemleri yaşamanız ve kötü bir sağlığınızın olması kaçınılmazdır.

Fast Food’un Vücut Üzerinde Etkileri

fast food'a dikkat

Gıdalar vücudunuzun yakıtıdırlar. Nasıl hissettiğiniz ve genel sağlık düzeyiniz üzerinde önemli etkileri vardır. Fast food ille de kötü değildir ama çoğu durumda yüksek oranda işlenmiş gıdalardan oluşmaktadır ve bol miktarda karbonhidrat, şeker, sağlıksız yağlar ve tuz (sodyum) içerir.

Bu gıdalar kalorice zengindir ancak besin değeri çok düşüktür. Fast food, sofranızdaki besleyici besinlerin yerini sık sık alıyorsa besin eksikliğine, zayıf bir sağlığa ve kilo almanıza yol açabilir. Laboratuvar hayvanlarında yapılan deneylerde kısa süreli bir fast food beslenme tarzının bile zararlı olabileceğini göstermiştir. Bu arada aşırı kilonun, aralarında kalp hastalıkları, diyabet ve felcin de olduğu kronik sağlık problemlerine yakalanma olasılığını arttırdığı bilinmektedir.

Yapılan bir çalışma çoğu insanın fast food restoranlarında aldıkları kalorileri önemsemediklerini göstermiştir. JAMA Pediatrics adlı dergi de yayımlanan bir çalışmada çocukların ve ergenlerin evde beslenmelerine kıyasla fast food ve diğer restoranlarda daha fazla kalori aldıklarını göstermiştir. Restoranda yemek yemek günlük kalori alımına fazladan 160-310 kalori eklemektedir.

Sindirim ve Kardiyovasküler Sistemi Üzerinde Etkileri

 fast food'a dikkat - 5

Çoğu fast food menüleri ve içecekleri karbonhidratlarla doludur ve bu da oldukça kalori içerdikleri anlamına gelmektedir. Sindirim sisteminiz karbonhidratları şekere (glikoz) dönüştürür ve sonra da bu şekeri kan dolaşımına yollamaktadır. Pankreasınız ise buna cevaben insülin salgılamaktadır ki bu hormon şekeri vücudunuzdaki tüm hücrelere taşımaktan sorumludur. Şeker emildikçe kan şekeri seviyeniz düşer. Kan şekeri seviyeniz azalmaya başladıkça da pankreasınız bu sefer glukagon denilen başka bir hormon salgılamaktadır. Glukagon, karaciğere depolanmış şekeri kullanması için sinyal gönderir.

Her şey zamanına uygun bir şekilde ilerlerse kan şekeri seviyeleriniz normal bir seviyede kalır. Yüksek oranda karbonhidrat aldığınızda bu kan şekerinizin birden fırlamasına yol açmaktadır ve bu vücudun insüline vereceği cevabı değiştirir. Kan şekerindeki bu tür sürekli ani çıkışlar insülin direnci geliştirmenize ve tip 2 diyabet olmanıza yol açan bir etken olabilir.

Şeker ve Yağ

Fazla şekerin hiçbir besinsel değeri yoktur ama kalorice zengindir. Tüm bu fazla kaloriler fazla kilo anlamına gelmektedir ve bu durum kalp hastalıklarına yol açabilir.

Trans yağlar da fazla besinsel bir değeri olmayan imal edilmiş bir yağ türüdür. O kadar sağlıksız oldukları düşünülmektedir ki bazı ülkeler bunları yasaklama yoluna gitmişlerdir.

Trans yağlar da fazla besinsel bir değeri olmayan imal edilmiş bir yağ türüdür. O kadar sağlıksız oldukları düşünülmektedir ki bazı ülkeler bunları yasaklama yoluna gitmişlerdir. Genel de fast food gıdalarda bulunan trans yağlar LDL kolesterol seviyelerini yükseltir. Bu istenmeyen bir kolesterol çeşididir. Trans yağlar aynı zamanda HDL kolesterol seviyelerini düşürebilir (iyi kolesterol olarak bilinmektedir). Trans yağlar tip 2 diyabet riskine maruz bırakır.

Sodyum

Çok fazla sodyum vücudunuzun su tutmasına yol açmaktadır ve sizi şişkin hissettirir. Oldukça tuzlu gıdaların yapabileceği zararın en basitidir bu. Sodyum aynı zamanda yüksek kan basıncına ya da genişlemiş kalp kaslarına neden olabilir. Kronik kalp yetmezliğiniz, siroz ya da böbrek hastalığınız varsa çok fazla tuz tehlikeli sıvı artışına neden olabilir. Çok fazla tuz tüketmek böbrek taşı oluşturma, böbrek hastalıklarına yakalanma ve mide kanseri olma riskinizi de arttırabilmektedir.

Yüksek kolesterol ve yüksek kan basıncı kalp hastalıkları ve felç geçirme tehlikesinin başlıca etkenlerindendir.

Solunum Sistemi

Obezite solunum problemlerine de yol açabilir ve aynı zamanda uyku apnesi geliştirme tehlikesine de neden olmaktadır. Uyku apnesi, uykunuzun sık nefes alış-verişlerle ve göğüs darlığıyla kesilmesine yol açmaktadır.

Thorax isimli bir dergide yayımlanan son araştırmaya göre hafta da en az üç kez fast food ile beslenen çocukların astım ve burun iltihaplanması geçirme risklerinin arttığı belirtilmektedir.

Merkezi Sinir Sistemi

Public Health Nutrition’da yayımlanan bir araştırma dışarıda satılan hamur işlerinin ve fast food besinlerin (pizza, hamburger ve sosisin) depresyonla ilişkilendirilebileceğini belirtmiştir. Çalışmaya katılan katılımcıların ne kadar çok fast food besini tüketirseler depresyon geçirme olasılıklarının o kadar çok arttığı bulunmuştur.

Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada ise abur cubur bir beslenme düzeninin beyninizin sinapslarını ve hafıza ve öğrenme ile alakalı olan moleküllerini etkilediğini göstermiştir.

Deri ve Kemikler

fast food'a dikkat

Çikolata ve yağlı gıdaların sivilceye neden olduğu söylenir ama gerçek sorumlular bunlar değildir. Asıl sorumlu olanlar karbonhidratlardır. Amerika’da bulunan Mayo Clinic’e göre karbonhidrat yönünden zengin besinler kan şekeri seviyelerini arttırdığı için sivilce oluşumunu tetiklemektedir.

Fazla tuz tüketimi kemik erimesi hastalığı olarak bilinen osteoporoza yakalanma olasılığınızı da artırabilir.

Yorumlar

yorum

Yazar Hakkında

E-Bülten'e Üye Olun

Benzer Yazılar

Bu İçeriğe Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir