Müthiş Bir Değişim Ve Başarı Hikâyesi

Yeni bir yıla girmeye hazırlandığımız şu günlerde herkes “yeni yıl” kararları almakta. Kas hacmimi arttıracağım, kilo vereceğim, daha sağlıklı besleneceğim, antrenmanlarımı aksatmayacağım… Bu liste bu şekilde uzayıp gider.

İnanmak başarmanın yarısıdır derler. Doğru. Ancak iyi bir eylem planınız yoksa arzuladığınız o muhteşem vücuda kavuşamazsınız. Size yol göstermesi anlamında genç bir fitness aşığıyla, Göksu ile yaptığımız röportajımızı okuyabilirsiniz. Biz bu gencecik yaşına rağmen gösterdiği azme hayran kaldık. Eminim siz de etkileneceksiniz.

Selam Göksu, nasılsın? Bize dönüşüm hikâyeni anlatabilir misin ?

Merhabalar,

Hikâyemin başlangıcı 7.sınıf yani ben 12-13 yaşlarındayken diyebilirim. Daha çok gençtim aslında ama 70 kiloya kadar gelmişti kilom. Çocukluğum boyunca genelde balık etli sayılabilecek kilodaydım fakat hiç böyle tehlikeli bir hale geldiğim olmamıştı daha önce.

İlk 10 kiloyu nasıl verdim?

Müthiş Bir Değişim Ve Başarı Hikâyesi

Annem ve ablam da bu durumdan rahatsız olduğumu biliyorlardı. Fakat beni bu kilo verme sürecinde en çok teşvik eden etken arkadaşlarım arasında tek kilolu kız olmamdı. Kendimi her geçen gün daha çirkin, daha kaba hissediyordum. En yakın zamanda bir diyetisyene başvurdum.

Verdigim ilk 10 kilo sağlıklı verilmiş kilolardı fakat sonralarda kendi kendime yediklerimi azaltmaya başladım. Daha hızlı inceliyordum bu da beni mutlu ediyordu tabiki. Yaklaşık 7 ayın sonunda kilom 42’ye kadar indi. Ama artık neredeyse hiçbir şeyi rahatça yiyemiyor, her şeyin kalorisini hesaplıyordum. Aynı zamanda lise sınavlarına da hazırlanıyordum ve onun stresi de beni negatif yönde etkiledi büyük ihtimalle. Yine de başarılı oldum ve Alman Lisesini kazandım.

Ailemin bu durumumu kabullenmesi zor oldu ve hem ben hem de onlar için üzücü oldu. Yardım almaya başladım, bir süre psikiyatriste gittim ve normal kiloma çıktım. Sonra bir kişisel antrenörle çalışmaya başladım. 3 yıldır beraber çalışıyoruz ve şu an hem psikolojik hem de fiziksel olarak en huzurlu halimdeyim diyebilirim.

Haftada en az 3 bazen 4 gün spora gidiyorum ve sağlıklı beslenmeme gerçekten özen gösteriyorum. (1-2 gün pilates, 3 gün fitness). Benim hikâyem şimdilik bu kadar diyebilirim.

Diyetisyen dışında kendi yöntemlerinle de kilo vermeye çalışmışsın. Ne tür şeyler yaptın? Okuyucularımız da bunları öğrenirse aynı hatalardan uzak dururlar diye düşünüyorum.

İlaç kullanmaya başvurmadım, genelde çok az yemek yiyordum. Hızla kilo verdim, fakat almam da bir o kadar kolay oldu. Detox çayları denedim fakat herhangi bir aktivite yapmadan onun da pek bir yararı olmadı.

Besin alımını azalttığın için doğal olarak vitamin ve mineral yönünden de eksik kaldığını düşünüyoruz. Bunun için doktorların beslenmene herhangi bir ek destek eklemen gerektiğini söylediler mi? Ya da çok kas kaybettiğin için protein ağırlıklı bir diyet de uyguladın mı? Beslenme düzeninden biraz bahsedebilir misin bize?

Hem annem hem babam doktorlar. Özellikle de annem çocuk doktoru olduğu için şanslıyım. O bana kalsiyum, L-Glutamin, balık yağı gibi takviyelerde destek oldu. Spora başladığımdan beri protein ağırlıklı besleniyorum. Protein tozu kullanmadım fakat protein barı tüketiyorum. Tabiki yağ ve karbonhidrat da beslenmemin önemli parçalarından. Eksik beslendiğim zamanlarda neredeyse yağ ve karbonhidrat tuketmiyordum diyebilirim. Yaptığım bu yanlışı şimdi çok daha iyi anlıyorum. Artık yemekten kaçındıklarım sadece zararlı yağlar ve şekerin fazlası.

Bize birazda antrenman programından bahsedebilir misin? Hafta da 3-4 gün demiştin diye hatırlıyorum. Tüm vücudunu tek bir seansta mı çalıştırıyorsun yoksa her bir kas bölgen için ayrı bir gün mü var? 

Müthiş Bir Değişim Ve Başarı Hikâyesi

Genelde bölerek çalışıyorum. Bacak ve merkez bölgesi her zaman aktif oluyor antrenmanlarda tabiki. Ama dediğim gibi sırt-ön kol veya arka kol-göğüs gibi kombinasyonlarla çalışıyorum. Fakat bacak antrenmanlarım vazgeçilmezim diyebilirim.

Bacak antrenmanlarına önem vermen bilinçli bir şekilde spor yaptığını gösteriyor. Genel de ağırlık antrenmanları dendiğinde bacak kasları hep geri plana itilmekte ve bu da dengesiz bir gelişime yol açıp sakatlanmalara neden olmakta. Röportajın sonuna gelmişken senden takipçilerimize, özellikle de bayan takipçilerimize, söylemek istediklerin olabilir diye düşündük. Bir öneri ya da motivasyonlarını harekete geçirecek bir kaç söz?

Kilo vermekle uğraşan okurlarınıza tavsiyem, sporu hayatlarının bir parçası haline getirmeleri. Saatlerce spor salonunda vakit geçirmek gibi algılanmasin tabiki bu ama günlük gerekli aktivitelerini yaptiklarinda  kilo vermek gerçekten hem kolay hem de kalıcı oluyor. Birçok farklı spor dalını denedim. Örneğin tenis veya yüzme, fakat gördüm ki bana en hitap edenini seçip o yoldan ilerledigimde evden çıkıp spora gitmek hiç de zor gelmemeye başlıyor. Çok kez pes etmenin eşiğinden döndüm, iyi ki de etmemişim. Ama o anlarda kendimi toparlamamı sağlayan tek şey kendime gerçekten istekli olup olmadığımı hatırlatmam oldu!

 

 

Yorumlar

yorum

Yazar Hakkında

E-Bülten'e Üye Olun

Benzer Yazılar

Bu İçeriğe Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir