Herkesin Doğru Sandığı 7 Protein Efsanesi

Proteini ne kadar kullanmak gerekir? Ne zaman protein tozu kullanmalı? Protein böbreklere zararlı mı? Protein zayıflatır mı? Karbonhidrat zararlı mı?

Okuduğu her şeye inanan insanların yaydığı pek çok efsane vardır. Protein ile ilgili de çeşit çeşit, sayısız efsane bulunmaktadır. İnternetin yaygın olarak kullanılması ile usta kesilen insan sayısının git gide arttığı modern çağda, vücut geliştirme de bu durumdan nasibini aldı. Muhtemelen duymuş olduğunuz bu efsanelere gelin beraber gülelim.

Daha Çok Protein, Daha Çok Kas Demektir

İnsanlar, antrenman kaçırsalar da protein tozu içerek o antrenmanı telafi ettiklerini düşünüyorlar. Ne yazık ki, protein tozu bu kadar mucizevi bir icat değil ve olmayacak da.

Evet, kaslar gelişmek için belli miktarda amino aside ihtiyaç duyarlar ki protein sentezi hızlansın. Fakat bu durum sanıldığı kadar hızlı “anlık” gelişimler şeklinde gerçekleşmiyor. Proteinin işe yaraması için, vücuda bir stres gerekiyor. Antrenman olmadan, bu stresi kaslarda yaratmak da maalesef mümkün değil. Tabii ki protein tozu, kola veya şekerli pek çok içeceğe göre sağlıklı bir seçim. Yine de sihirli bir efekte sahip olmadığını bilmekte fayda var. Antrenman yapmıyorsanız, protein tozuna sihirli değnek muamelesi yapmamalısınız.

Ayrıca abartılan protein dozu, fazla alınınca vücutta depolanan yağı arttırır. Çünkü kaslardaki ve diğer hücrelerdeki proteinin fazlası vücutta yağ olarak depolanır. Bu nedenle kilolarca et yemekten, litrelerce protein tozu içmekten kaçınmanız faydanıza olur. Optimum miktarı belirleyip, o miktarı düzenli antrenmanla kombinlemeniz yeterli.

Protein Dostunuz, Karbonhidrat Düşmanınız

Karbonhidratı, özellikle de şekeri düşman bellemek büyük çoğunluğun düştüğü bir hatadır. Vücudun bu besinlerin her birine belli miktarlarda ihtiyacı olduğu ise acımasız olan gerçekliktir.

Algı maalesef bu durumun tersidir. Protein mükemmel bir fizik yaratma yolu iken, karbonhidrata şişmanlığın ve yağ kütlesinin sebebi olarak bakılır.

Bu algıda bilimsel bazı bilgiler eksik. Karbonhidratın ana enerji kaynağı olduğu ve günlük pek çok aktivitede gerekli bir besin olduğu atlanmakta. Zira karbonhidrat tüketmemek, dengeli beslenme ihtimalini ortadan kaldırır. Proteinin az alınması halinde gerçekleştiğine inanılan “kas kaybı” riski, karbonhidratın az alınması halinde de mümkündür.

Sebzeler, meyveler, baklagiller gibi besinlerin hepsi karbonhidrat kaynağıdır. İyi ve kötü karbonhidratı ayırmanız yeterlidir.

Antrenmandan Sonraki 30 Dakika İçinde Protein Alma Zorunluluğu: “Anabolik Pencere”

Ah şu antrenmandan 30 dakika sonra kas yapmanın mümkün olmadığı yalanı… Yıllardır değişmeyen, sekmeyen…

Evet o antrenörden veya salonda bilim adamı kesilmiş salon abisinden duyduğunuz bu bilgi aslında koca bir yalan. Vücut, antrenman öncesinde belli miktarda protein aldıysa, böyle bir şey söz konusu bile olamaz. Eğer vücutta antrenman öncesinde sıfır gram protein varsa, ancak o zaman belki mantıklı olabilir. Ki o zaman bile bu yargıyı “30 dakika” gibi net bir süre ile sınırlayamayız.

Çok fazla kas kütlesine sahip elit seviye bir vücut geliştirici değilseniz, muhtemelen çok yanlış bir bilgi ile karşı karşıyasınız.  Pek çok bilimsel çalışma da, ağırlıkları elden bırakır bırakmaz içilen protein shake ile bir kaç saat sonra yenilen proteinli bir öğün arasında fark bulamamıştır.

Protein Böbreklere Zararlıdır

Hayır. Olamaz. Yine tamamıyla kurmaca ve uydurmaca bir bilgi…

Günde bir kilo protein tozu tüketip, böbreklerinizde diyalize sahip değilseniz böyle bir şey söz konusu bile olamaz. Evet, vücut proteini ve diğer besinleri atabilmek için fazla miktarda suya ihtiyaç duyacaktır. Bu, böbreklerinizde bir problem olacağına bir kanıt değildir olamaz da.

Yüksek Proteinli Diyetler Kilo Verdirir

Ketojenik diyetler sebebi ile popüler olan bu fikir, ilk maddemizle aynı kafa yapısının ürettiği bir safsatadan başka bir şey değildir. Proteini nasıl kullandığınıza göre, farklı sonuçlarla karşılaşmanız mümkün.

Spor yapmayıp, litrelerce protein tozu içmeniz muhtemelen kilolu bir birey olmanızı beraberinde getirecekken çok eser miktarda protein tüketip ağır antrenmanlar yaptığınızda da gelişim gözlemleyemeyebilirsiniz. Bu tarz genellemeleri yapmak sadece bilgi kirliliğine sebep olmaktadır.

Tabii ki belli bir yüzdeye kadar, dengeli alındığında protein az kalorili bir enerji kaynağıdır. Yakıldığında açığa çıkan ısı sebebi ile de “termik efekt” dediğimiz etkiye sahiptir. Ama bu genelleme, bu sebeple doğru kabul edilemez.

Vücut Bir Kerede 30 Gramdan Fazla Proteini Sindiremez

Bu belki de en korkuncu. Duymamış olmanıza imkan yok.

Bu sebeple günde onlarca öğün tüketen vücut geliştiriciyi anımsadınız değil mi? İşte o arkadaşımızın varoluş sebebi bu bilgidir…

Evet vücudumuz makine gibi 30 gramlık proteini alıp, gerisine çöp muamelesi yapar ve kullanmaz. Kalan vücuttan atılır ve bu da sadece “böbreklerimizi yorar” (tanıdık geldi değil mi?).

Gördüğünüz gibi bu efsanelerin hepsi, birbirine bağlanabilir nitelikteler.

Yeterli Miktarda Protein Almamanız Yorulmanıza Sebep Olur

Aslında bu duruma farklı bir perspektiften bakmak gerekir. Yorgunken, düşük miktarda protein içeren bir beslenme programınız olabilir. Fakat yorgunluğunuzun sebebi direkt olarak protein düşüklüğü olmak zorunda değil. Bunu daha çok açlık seviyeniz ve kalori tüketiminiz belirler.

Yorumlar

yorum

Yazar Hakkında

E-Bülten'e Üye Olun

Benzer Yazılar

Bu İçeriğe Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir