Kilo Almanıza Sebep Olan Şaşırtıcı Nedenler

Tartıda görülen ve istenmeyen rakamlar, eskiden rahatlıkla içine girebildiğiniz kıyafetler… Bazen gerçekten de insan hayret ediyor. Hormon dengesinin bozulması, bazı vitaminleri eksik veya fazla almak ve benzeri durumlar neden kilo aldığınızı açıklayabilir.

Vücudumuz kontrol edemediğimiz durumlara tepki verir ve bazen bu durum kilo almamız ile sonuçlanabilir. Aşağıda sıralanmış 7 durum mevcut. Bunlar sizin ve ideal kilonuz arasında duran engellerden olabilir. Ayrıca bu durumları nasıl düzelteceğinizi de açıkladık.

Canınız Mı Sıkkın?

Çoğu depresyon ilaçları kilo aldırır. Eğer bu tip ilaçlar kullanıyorsanız, kilo aldığınız zaman şaşırmayın çünkü sadece ilaç yüzünden 2 ile 6 kilo arasında bir artış görebilirsiniz. Eğer ilaç kullanmıyorsanız, içinde bulunduğunuz “kötü” durum veya depresyon, kilo artışı ile alakalı olabilir.  American Journal of Public Health, 2010 yılında yaptığı araştırmada kendini yalnız hisseden ve mutsuz insanların diğer insanlara göre daha hızlı kilo aldığını açıklamıştır.

Doktorunuza sorarak, kullandığınız ilaçlar hakkında daha çok fikir sahibi olun. Eğer kilo almanıza yol açan durum ilaçlar ise, gelişim göstermenin zamanı gelmiştir. İnsanın önce kendisi ile barışık olması lazım. Kendisini sevmesi ve beğenmesi lazım. Eğer aynanın karşısına geçtiğinizde kendinizi beğenmiyorsanız bir sorun var demektir. Kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak şey kilo vermekse, kilo verin. Daha kaslı görünmekse, daha kaslı görünün. İlaçları bırakabilir ( tabi doktorunuzun onayı ile), veya spora başlayabilirsiniz. Kendinize spor arkadaşları bulun, sıkıntılarınızı zorluklarınızı paylaşın. Spor yaparken zorlandığımız hareketler, dayanıklılığımız, sıkılıp bırakmamamız bizi hayata karşı hazırlar. Daha kararlı, daha kendinden emin ve mutlu olursunuz. Spor sayesinde vücut seretonin hormonu salgılar, bu da canınızı sıkan her ne ise unutmanızı sağlayabilir, denemekte fayda var.

shutterstock_113012746Yanlış Tedavi Yöntemi

Kilo almanıza neden olacak sayfalar dolusu tedavi yöntemleri mevcut. Doğum kontrol hapı, hormon terapisi, steroitler, kalp ve tansiyon hastalıkları, meme kanseri; tamoxifen, migren gibi hastalıkların tedavileri size kilo aldırabilir. Bazı hastalıkların tedavi yöntemleri kilo aldırırken, bazı tedaviler ise iştahı tamamen keser. Ortada bir yol bulmak imkansız değil.

Doktorunuzla konuşun, eğer alternatif bir yol varsa size zaten önerecektir. Eğer yoksa, unutmamalısınız ki sağlık her şeyden önce gelir. Siz üzerinize düşeni yaptıkça, vücudunuz iyi olduğunda o da üzerine düşen görevi mutlaka yapacaktır.

Bağırsakların Yavaş Çalışması

Sindirim sitemi sorunları ve yavaş bağırsak hareketleri, fazla olan kilolardan sorumlu olabilir. İdeal olarak, yemek yedikten sonra 1 – 1,5 saat sonra bağırsakların hareketlenmesi beklenir. Eğer yeteri kadar su tüketmiyorsanız, lifli besin almıyorsanız ve sebze yemiyorsanız, bağırsaklarınızın yavaş çalışması sizin için bir sürpriz olmamalı.

Eğer kabızlık tek belirti ise, probiyotik besinler tüketmek, sindirim sisteminizi rahatlatabilir. Sürekli su tüketmek, tamamen sağlıklı olan bir insanın da yapması gereken bir şey olduğu için, bu tür bir sıkıntınız varsa daha çok su tüketmelisiniz.

shutterstock_110601509

Vücudunuz En Önemli Besin Maddelerini Yeteri Kadar İçermiyor

D vitamini, magnezyum ve demir bağışıklık sistemimiz için önemli olduğu gibi aynı zamanda metabolizmanızı sağlıklı bir şekilde vücudunuza adapte olmasını sağlar. Kafein, şeker, basit karbonhidratlarla enerji seviyesini yükseltip bir süre sonra gücünüz kesilebilir ve ya egzersiz yapmak için kendinizi güçsüz hissedebilirsiniz.

Kırmızı et ve ıspanak tüketerek ihtiyacınız olan demiri alabilirsiniz. Brezilya cevizi ve badem ise bulabileceğiniz en iyi magnezyum kaynağıdır. Yeterli D vitamini için gereken sütü asla içemezsiniz. Bir diğer D vitamini kaynağı olan güneş ışığında da ne kadar kalırsanız kalın yine ihtiyacınız olan D vitamini miktarını karşılayamazsınız. Her insan vücudunun ihtiyacı olan D vitamin miktarı farklıdır. Bu yüzden her 3 ayda bir kan testi yaptırmak gerekir, bu sayede doktorunuz ihtiyacınız olan doğru vitamin D miktarını size önerebilir.

Yaşlanıyorsunuz

Kaçamadığımız tek durum yaşlanmak. Yaş ilerledikçe metabolizma hızı yavaşlar. 40 – 50 yaşlarında, 20 yaşındaymışız gibi enerji harcayamayız. Bu yüzden daha fazla egzersiz yapmalı, daha az kalorili şeyler tüketmeliyiz. Bazı araştırmalar kilo korumak ve kilo vermek için yapılan egzersizlerin, diyetten daha önemli olduğunu gösteriyor.

Konu kalori olunca, aldığınız her kalorinin kiloya dönüşmediğini hatırlatmakta fayda var. Yağsız protein tüketmek, verimli bir şekilde vücudunuzun daha fazla kalori yakmasını sağlar. Bunun yanı sıra, vücudumuz karbonhidratları uzun sürelerde sindirir ve kolaylıkla depolar. Düşük yağ ve karbonhidratlı yiyecekleri tercih etmek, istenmeyen fazla kilolardan sizi uzak tutacaktır.

shutterstock_114207313Plantar Fasciitis Durumu

Genellikle iskelet-kas sisteminde oluşan sıkıtılar, istemsiz kilo alımına neden olabilir. Örneğin; Plantar Fasciitis denilen yani halk dilinde, topuk dikeni olarak bilinen ve yaygın olan bir hastalık. Topuk dikeni şüphesiz günlük aktivitelerinizi kısıtlar ve dolayısıyla kilo alırsınız.

Topuk dikeni ile ilgili gerekli tedaviyi olurken, egzersizlerinizi bırakmanıza gerek yoktur.  Ayaklarınızı kullandığınız ağırlık antrenmanlar yerine bisiklet sürmek veya yüzmek gibi sporları yapın.

Cushing Sendromu

Cushing sendromu, vücudun gereğinden fazla miktarda kortizol hormonu bulundurmasından kaynaklanır. Genellikle kilo artışı, obezite ve yüksek tansiyon cushing sendromunun en yaygın görülen belirtilerinden birkaç tanesidir. Cushing sendromu sanıldığı kadar yaygın değil ancak, eğer kollarınız ve bacaklarınız şişmeye başladıysa, kilo almış gibi hissediyorsanız mutlaka doktorunuzla irtibata geçmelisiniz.

Eğer düzenli ve sağlıklı beslenip spor yaptığınız halde kilo alıyorsanız, mutlaka cushing sendromunu kontrol etmeniz gerekir. Doktorunuz büyük ihtimalle kortizol hormonu seviyesi için birkaç test uygulayacaktır. Eğer ortalamanın üstünde bir seviyede ise, doktorunuz başka testler yapıp, bilgisayarlı tomografi gibi, daha detaylı incelemeler yapıp gerekli tedaviyi önerecektir.

Yorumlar

yorum

Yazar Hakkında

E-Bülten'e Üye Olun

Benzer Yazılar

Bu İçeriğe Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir