Yağ Yakamıyor Oluşunuzun 6 Muhtemel Sebebi

Yağ yakmak, vücudun enerji tüketirken ilk tercih ettiği seçeneklerden biri olmadığı için oldukça zordur. Vücudu, adeta bunu yapmaya zorlayacak stratejiler geliştiririz. Sürekliliği, hedefimize varmayı da başarmak konusunda hep sıkıntılar yaşarız. Zor görünse de, çok basit hatalar aslında epey kolay olan yağ yakmayı zorlaştırabiliyor. Unutmamak gereken bir şey var:

Yağ yakamıyor oluşunuz, sizden kaynaklanıyor.

Bu nedenle öncelikle hatayı kendinizde aramalısınız. Bizler de sizleri kendi hatalarınızı düşünmeye itebilecek potansiyel bir kaç nedeni sizler için hazırladık.

1) Alınan Kalorilerin Bilincinde Olmamak

Kalori ihtiyacı, yağ yakımının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin en büyük belirleyicisidir. Kişi ihtiyacı olan günlük bazal kalorinin altında yiyorsa yağ yakar, üstünde yiyorsa da kilo alır. Bunun aksi bir durumun gerçekleşmesi mümkün değildir.

Bu durumda, tabii ki her yediğimizin kalorisini saymak en mantıklısı. Bunu psikolojik olarak bir yük olarak gören büyük çoğunluğumuz adına da en azından bir süre saymak yeterli olacaktır. Sonrasında tahmin yürüterek gayet efektif bir öğün yönetimi yapabiliriz. Hiç saymayarak, asla bu bilinci kazanamayız. Bu nedenle ilk tavsiyemiz kesinlikle kalorilerinizi hayatınızın bir döneminde bir kaç haftalığına saymanız.

Kalori açığında zaman harcadıkça, yağ yakımının devam etmesi için kalorileri de zamanla düşürmek gerekiyor. Bunun için de günlük tartılmak ve tartının eğiliminin ne yönde olduğunu kavramak önemli. Arada sırada vücutta tuttuğumuz suyun miktarının değişmesi sebebiyle ani değişimler olacaktır fakat uzun vadeli eğilimi gözlemlemek bizler için yeterli olacaktır.

2) Az Günlük Aktiviteye Sahip Olmak

Spor salonunda geçirdiğiniz zaman dışında ne kadar aktifsiniz? Yürüyen merdivenleri mi tercih ediyorsunuz yoksa normal merdivenleri mi? Kısa mesafelere dahi taşıtlarla mı gidiyorsunuz? Hiç spor salonu dışında yoruluyor musunuz?

Bu soruları kendinize sormanız önemli. Çünkü spor salonunda ne kadar aktif olursanız olun, spor salonu dışında aktif olmak da metabolizmanız açısından yağ yakımına katkıda bulunur. Bu aktivite azaldıkça vücut tembelleşir ve metabolizma da yavaşlama eğiliminde olur.

Bu nedenle mümkün olan en çok adımı atmaya özen gösterin. Bu özeni göstermeniz, kesinlikle yağ yakımınıza pozitif yansıyacaktır.

3) Besin Dağılımını Dengeli Yapmamak

Yağ yakımının belirleyicisinin kaloriler olduğunu söyledik. Önceliğiniz tabii ki kaloriler olmalı fakat bu kalorileri nasıl bir besin dağılımı ile aldığınız da önemli. Tüm ihtiyacınızı karbonhidratlardan karşılamak, kesinlikle çok kötü bir tercih olacaktır. Aynısı yağ ve protein için de geçerli. Vücudun bu üç makro değerin hepsine ihtiyacı var.

Genellikle yağ tüketiminde azlık söz konusu olabiliyor. Yağ kalorili olduğu için yağdan kaçılıyor. Ancak vücut yağa da ihtiyaç duyar, hatta tahmininizden fazla ihtiyaç duyar. Vücut ağırlığınızın kilogram cinsinden değeri kadar gram yağ tüketmeniz faydalı olacaktır. Hatta bu durumun, yağ yakımına da katkısı olacaktır.

Yağlar hormon seviyelerini belirler, enerji üretimine yardımcı olur ve metabolizma için önemlidirler. Tok tutmaları da bir diğer artılarıdır. Özellikle sağlıklı yağ kaynaklarına yöneldiğinizde, kesinlikle olumlu sonuçlar alacaksınız.

Aynı şekilde genellikle protein tüketimi de az olabiliyor. Protein, kas miktarının en büyük belirleyicisi olmakla birlikte vücudun yağ yakmasına da ‘termik efekt’ sayesinde katkıda bulunur. Protein oranı beslenmede yüzde olarak belli miktarlara kadar fazla olduğunda, bu diyete olumlu yansır.

Diyet için kalorik açık oluşturduğumuzda vücut proteine daha fazla ihtiyaç duyar. Bu da diyette protein sentezinin daha fazla olmasına sebep olur. Bu bir kısır döngü yaratır ve bu da yağ oranının azalıp kas oranının artmasında etkilidir.

Protein tok tutar ve az kalorilidir. Bu nedenle diyet dostudur. Korkmayın, bol miktarda tüketin.

4) Diyet İle İlgili Yanlış Kafa Yapısına Sahip Olmak

Yağ yakmak için sürekli farklı yollar deneyerek vücudun sürece adapte olmasına şans vermemek, en yaygın yağ yakamama sebeplerindendir. Vücut yağı kısa vadede yakamaz, bu uzun vadede gerçekleşecek bir durumdur. Bu nedenle vücuda tek bir stratejiye adapte olması için şans tanımadan, stratejinin işe yarayıp yaramadığına karar veremeyiz.

Diyetinizi sürekli değiştirmeyin. Kalorik açık oluşturun ve vücudunuza biraz süre tanıyın. Sabırlı olmak, diyetlerin işe yaraması için oldukça önemli.

Diyete bir kısayol, bir kaç aylık dönem olarak bakmamanız da diyetin sürekliliği açısından oldukça önemli. Diyet, yaza hazırlık planı değildir. Diyet, beslenme demektir ve beslenmeyi bilinçli yapmak yaşam boyu sahip olmamız gereken bir özelliktir. Sağlığımızı ancak bu şekilde korumamız mümkün olur.

Diyete kısa vadeli değil, hayat boyu kazanılacak bir alışkanlık olarak bakın. Aksi takdirde yaktığınız yağların hepsini geri alacaksınızdır.

Diyete girer girmez pek çok besini bir anda kesmek de yapılmış pek çok araştırmaya göre diyetteki psikolojiyi oldukça olumsuz etkileyen bir diğer etken. Bahsettiğimiz devamlı kafa yapısına sahip olamamanın belki de en yaygın sebeplerinden biri bu.

Kişi şekeri, tuzu bir anda keserse çok uzun süre dayanamaz ve diyeti kısa sürede bozar. Düzen uzun bir süre bozuk gider ve diyet amacından sapar. Kişinin kendini daha aç hissetmesi de, tüketmekten hoşlandığı besinleri tüketmemeye kendini zorlamasındandır. Bu nedenle sizlere “esnek” olmanızı öneriyoruz, sevdiğiniz besinlerin hiç birini tamamen kesmeyip porsiyonlarına dikkat ederek yağ yakmanız kalori açığınız olduğu müddetçe mümkün.

5) Yeterli Miktarda Yememek

Kilo verme hedefine çok fazla kilitlenerek, normal bir miktarla kilo verebilecekken metabolizmayı düşük kalorilere alıştırıyoruz. Bu nedenle vücut çok az kalori almaya adapte olduktan sonra, daha fazla yağ yakımı için epey düşük kalorilere ihtiyaç duyuyor. Bu noktada “açlık oyunları” söz konusu oluyor. Diyetinize mümkün olan en yüksek kalori miktarında başlamanız, en dengeli olan seçenektir. Enerji seviyeleriniz, hormon seviyeleriniz en optimum düzeyde olacaktır. Bu nedenle yeteri miktarda yediğinize emin olmanızı tavsiye ediyoruz.

6) Fazla Ve Yanlış Antrenman Yapmak

Bu sebep de, kilo verme konusunu her şeyin önüne koyan kafa yapısından kaynaklanıyor. Ne kadar çok aktivite, o kadar çok yağ yakımı diye düşünsek de belli bir sınırın üstü her şey gibi antrenman konusunda da zararlı.

Gereğinden fazla çalışırsak, enerji seviyemiz düşer ve enerji seviyemiz düştükçe diyetin sürdürülebilirliği de bir o kadar azalır. Bu noktada dengeyi bulmak önemli.

Sabah yataktan kalkamayacak kadar yorgun olmamıza sebep olan antrenman, bir şeylerin yanlış olduğunun göstergesi olmalıdır. Bu kafa yapısı ile sürdürülen diyetlerde, enerji seviyeleri bir noktada patlak verir ve kişi yememesi gereken miktarda yemeye başlayıp verdiği yağları geri alır. Bu da bir diyette en son isteyeceğimiz şeydir.

Ayrıca gereğinden fazla antrenman, kas kaybına da sebep olur. Bu da yağ yaksak da kas miktarımız da azalacağı için görünüşümüz ve sağlığımız açısından olumsuzdur.

Sonuç

Yağ yakamamanın ve diyet bozmanın potansiyel sebeplerine baktığımızda genelde ya sürdürülebilirlik açısından ya da denge açısından sorunlar görüyoruz. Beslenmenin, antrenmanın ve aktivitenin dengesini isterken diyetin sürdürülebilirliğini engelleyecek her şeyden kaçınmamız gerekiyor. Aksi takdirde eninde sonunda emeklerimiz boşa çıkıyor.

Yorumlar

yorum

Yazar Hakkında

E-Bülten'e Üye Olun

Benzer Yazılar

Bu İçeriğe Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir